Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
Abdullah b. Muhammed es-Sadık  
  ziyaret sayısı : 101695  
Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     MUKADDİME
     Râfıza Fırkası/Şiilik Ne Zaman Ortaya Çıktı?
     Şîa, Neden Râfıza Diye İsimlendirildi?
     Râfızîler Kaç Fırkaya Bölündü?
     Râfızîlerin İnandığı Bedâ Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Allah’ın Sıfatları Hakkındaki İnançları
     Allah’ın Bize Koruyacağına Dâir Söz verdiği Elimizdeki Mevcut Kur’an-ı Kerîm Hakkında Şiîlerin İnançları Nedir?
     Râfızîler’in Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ashâbı Hakkındaki İnançları Nedir?
     Yahudilerle Râfızîler’in Benzer Yönleri Nelerdir?
     Râfızîler’in İmamları Hakkındaki İnançları
     Râfızîlerin İnandığı Ric’at Akîdesi Nedir?
     Râfızîlere Göre Takiyye İnancı Nedir?
     Râfızîlerin İman Ettiği “Toprak” Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Ehl-i Sünnet Hakkındaki İnançları Nedir?
     Râfızîlerin Mut’a Hakkında Akîdeleri ve Bunun Onlar İndindeki Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Necef ve Kerbela Hakkındaki İnançları ve Onların Katında Buraları Ziyaret Etmenin Fazîleti Nedir?
     Râfızî Şîa İle Ehl-i Sünnet Arasındaki İhtilaf Hangi Yöndendir?
     Râfızîlerin Aşura Günü Hakkındaki İnançları ve Onlara Göre Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Bey’at Hakkındaki İnançları Nedir?
     Muvahhid Ehl-i Sünnet ile Müşrik Râfızîlerin Yakınlaşmasının Hükmü Nedir?
     Ehl-i Sünnet İmamlarının Râfızîler Hakkındaki Görüşü
     İddia Ettikleri “Velâyet Sûresi”
     İddia Ettikleri “Fatıma Levhası”
     Kureyş’in İki Putuna (Ebû Bekir ve Ömer’e) Bedduâ
     Sonuç
 
İddia Ettikleri “Fatıma Levhası”

 

هذا كتاب من الله العزيز الحكيم لمحمد نبيه ونوره وسفيره وحجابه ودليله نزل به الروح الأمين من عند رب العالمين، عظم يا محمد أسمائي واشكر نعمائي ولا تجحد آلائي، إني أنا الله لا إله الا أنا قاصم الجبارين ومديل المظلومين، وديان الدين، إني أنا الله لا إله إلا أنا، فمن رجا غير فضلي أو خاف غير عدلي عذبته عذاباً لا أعذبه أحد من العالمين، فإياي فاعبد وعلي فتوكل، إني لم ابعث نبياً فأكملت أيامه وانقضت مدته إلا جعلت له وصيا، وأني فضلتك على الانبياء وفضلت وصيك على الاوصياء، واكرمت بشبليك وسبطيك حسن وحسين، فجعلت حسنا معدن علمي بعد انقضاء مدة ابيه، وجعلت حسينا خازن وحي واكرمته بالشهادة وختمت له بالسعادة، فهو أفضل من استشهد وأرفع الشهداء درجة، جعلت كلمتي التامة معه وحجتي البالغة عنده، بعترته اثيب واعاقب، اولهم علي سيد العابدين وزين اوليائي الماضيين وابنه شب جده المحمود محمد الباقر علمي والمعدن لحكمتي، سيهلك المرتابون في جعفر، الراد عليه كالراد علي، حق القول مني لأكرمن مثوى جعفر ولأسرنه في أشياعه وأنصاره وأوليائه، اتيحت بعده موسىفتنة عمياء حندس لأن خيط فرضي لاينقطع وحجتي لا تخفى وأن أوليائي يسقون بالكأس الأوفى، من جحد واحدا منهم فقد جحد نعمتي ومن غير آية من كتابي فقد افترى علي، ويل للمفترين الجاحدين عند انقضاء مدة موسى عبدي وحبيبي وخيرتي في علي ولي وناصري ومن (...) النبوة وامتحنه بالاضطلاع بها يقتله عفريت مستكبر يدفن بالمدينة التي بناها العبد الصالح إلىجنب شر خلقي، حق القول مني لآمرنه بمحمد ابنه وخليفته من بعده ووارث علمه، فهو معدن علمي وموضع سري وحجتي على خلقي لا يؤمن عبد به إلا جعلت الجنة مثواه وشفعته في سبعين من أهل بيته كلهم قد استوجبوا النار واختم بالسعادة لابنه علي وليي وناصري، والشاهد في خلقي وأميني على وحيي، أخرج منه الداعي إلى سبيلي والخازن لعلمي الحسن وأكلم ذلك بأبنه (...)رحمة للعالمين عليه كمال موسى وبهاء عيسى وصبر أيوب، فيذل أوليائي في زمانه وتتهادى رؤوسهم كما تتهادى رؤوس الترك والديلم فيقتلون ويحرقون ويكونون خائفين مرعوبين، وجلين تصبغ الأرض بدمائهم ويفشوا الويل والرنة في نسائهم أولئك أوليائي حقاً، بهم أدفع فتنة عمياء حندس وبهم أكشف الزلازل وأدفع الآصار والأغلال أولئك عليهم صلوات من ربهم ورحمة وأولئك هم المهتدون. قال عبدالرحمن بن سالم : قال أبو بصير : لو لم تسمع في دهرك إلا هذا الحديث لكفاك، فصنه إلا عن أهله

 

Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah’tan peygamberi, nuru, elçisi, hicâbı ve delili olan Muhammed’e rûhu’l-emîn ile âlemlerin rab-binden indirilmiştir. Ey Muhammed! İsimle-rimi yücelt, nimetlerime şükret, inkâr etme. Şüphesiz ben kendisinden başka ilah olma-yan Allah’ım. Ben zorbaları kıran, mazlum-ların hakkını alanım. Dînin deyyanıyım. Ben kendisinden başka ilah olmayan Allah’ım. Kim benden başkasından üstünlük umarsa ve kim benden başkasından korkarsa âlemlerde kimseye yapmadığım şekilde şiddetli azâb ederim. Yalnız bana kulluk et ve bana tevek-kül et. Ben, hiçbir peygamber göndermedim ki, günlerini tamamlamış, müddetini eksiltmiş olayım da ona bir vasî kılmamış olayım. Seni peygamberler üzerine üstün kıldığım gibi va-sîni de vasîler üzerine üstün kıldım. Çocuğun ve iki torunun Hasen ile Huseyni sana ikram ettik. Hasen’i, babasının müddetinin bitme-sinden sonra ilmimin mâdeni kıldım. Hu-seyn’i vahyimin hazînedârı kıldım ve ona şe-hâdet ikram ederek, ona mutlu son kıldım. O şehitlerin en fazîletlisi ve derecesi en yüksek olanıdır. Tam kelimemi ve ulaşan hüccetimi onun yanında kıldım. Onun âilesi ile soyunu devam ettirdim. Onların ilki, abidlerin efen-disi, geçmiş velîlerimin süsüdür. Oğlu, dedesi el-Mahmud’a benzeyen, Muhammed el-Ba-kır, sancağım ve hikmetimin mâdenidir. Cafer hakkında şüphe edenler helâk olacaktır. Ona karşı çıkan bana karşı çıkan gibidir. Benden söz hak olmuştur ki; Cafer’e meskenini ikram edeceğim, Şîalarını, yardımcılarını ve dostla-rını sevindireceğim. Ondan sonra Musa’yı ba-ğışladım. Karanlık gecede kör bir fitne! Mu-hakkak ki farzlarım kopmaz iptir, hüccetim gizlenemez, dostlarım vefa kâselerimle sula-nacaktır. Kim onlardan birini inkâr ederse ni-metlerimi inkâr etmiştir. Kitabımdan bir âyet değiştiren bana iftira etmiştir. İftira edenlere ve kulum, habîbim ve seçkinim Musa’nın müddetinin bittiği zaman dostum ve yardım-cım (…)[1] inkâr edenlere veyl olsun. Nübüv-vet ve imtihânı üstlendiğinde onu büyüklenen bir ifrit öldürür, sâlih kulun kurduğu şehirde yarattıklarımın şerlisi tarafına defnedilir. Ben-den söz hak olmuştur. Ona oğlu ve kendi-sinden sonraki halifesi, ilminin vârisi olan Muhammed’i emredeceğiz. O ilmimin mâde-ni, sırrımın makamı ve mahlûkatım üzerinde hüccetimdir. Ona îmân eden bir kula ancak cenneti mesken kılarım. Cehennemi hak et-miş yetmiş âile halkına şefaat ettiririm. Oğlu Ali ki o benim dostum ve yardımcımdır, ona da mutlu son veririm. O mahlûkatım üzerinde şahidimdir. Vahyimin eminidir. Ondan yolu-ma çağıran ve ilmimin haznedarı olan el-Hasen çıkar. Böylece oğluyla (…)[2] Kemâle erdiririm. Âlemlere rahmettir, onda Musa’nın kemâli, İsa’nın letafeti ve Eyyub’un sabrı var-dır. Dostlarım zamanlarında küçümsenir, reis-leri, Türklerin ve Deylem’lilerin reislerinin rehberlik ettikleri gibi rehberlik eder, öldürü-lür, yakılır, korkutulurlar. Yeryüzü onların kan-larıyla boyanır. Veyl ve kadınların çığlığı yayı-lır. İşte onlar hakkıyla velîlerimdir. Onlar vesi-lesiyle karanlık gecenin kör fitnesini savarım. Onların vesilesiyle depremleri kaldırır, zincir-leri çözerim. Onlara Rablerinden salavât ve rahmet vardır ve işte onlar hidâyet bulanlardır.

Abdurrahman b. Salim dedi ki: Ebû Basir şöyle dedi: “Ömrün boyunca bu hadisten başkasını işitmesen bile bu sana elbette ye-terdi. Bunu ancak âilesiyle korudu.”[3]

 



[1]   Buradaki kelime açık değildir. Tespit edemedik.

[2]   Buradaki kelime açık değildir. Tespit edemedik

[3]   el-Kuleynî, el-Kâfî (1/527) Feyz el-Kaşanî el-Vâfî birinci cild (2/72) İbn Babuya el-Kummî; İkmâlu’d-Dîn (s.301-304) Ebû Ali et-Tabersî İ’lâmu’l-Verâ (s.152) Râfızîler Levh-u Fatıma’nın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in vefâtından sonra Cibril aleyhisselam vasıtasıyla Fatıma radıyallahu anha’ya indirildiğini iddia ederler. Nitekim el-Kuleynî el-Kâfî’de (1/240-241) bunu zikretmiştir. Bu büyük bir iftira ve yalandır. Şüphesiz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in vefatından sonra vahiy kesilmiştir. Bununla beraber bu uydurma levha, onların katında Ehl-i Sünnet’e göre Kur’an’ın mesabesindedir.


 
Retour a la page principale
قسم الأخـبـار :: الدفاع عن السنة