Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
Abdullah b. Muhammed es-Sadık  
  ziyaret sayısı : 107867  
Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     MUKADDİME
     Râfıza Fırkası/Şiilik Ne Zaman Ortaya Çıktı?
     Şîa, Neden Râfıza Diye İsimlendirildi?
     Râfızîler Kaç Fırkaya Bölündü?
     Râfızîlerin İnandığı Bedâ Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Allah’ın Sıfatları Hakkındaki İnançları
     Allah’ın Bize Koruyacağına Dâir Söz verdiği Elimizdeki Mevcut Kur’an-ı Kerîm Hakkında Şiîlerin İnançları Nedir?
     Râfızîler’in Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ashâbı Hakkındaki İnançları Nedir?
     Yahudilerle Râfızîler’in Benzer Yönleri Nelerdir?
     Râfızîler’in İmamları Hakkındaki İnançları
     Râfızîlerin İnandığı Ric’at Akîdesi Nedir?
     Râfızîlere Göre Takiyye İnancı Nedir?
     Râfızîlerin İman Ettiği “Toprak” Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Ehl-i Sünnet Hakkındaki İnançları Nedir?
     Râfızîlerin Mut’a Hakkında Akîdeleri ve Bunun Onlar İndindeki Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Necef ve Kerbela Hakkındaki İnançları ve Onların Katında Buraları Ziyaret Etmenin Fazîleti Nedir?
     Râfızî Şîa İle Ehl-i Sünnet Arasındaki İhtilaf Hangi Yöndendir?
     Râfızîlerin Aşura Günü Hakkındaki İnançları ve Onlara Göre Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Bey’at Hakkındaki İnançları Nedir?
     Muvahhid Ehl-i Sünnet ile Müşrik Râfızîlerin Yakınlaşmasının Hükmü Nedir?
     Ehl-i Sünnet İmamlarının Râfızîler Hakkındaki Görüşü
     İddia Ettikleri “Velâyet Sûresi”
     İddia Ettikleri “Fatıma Levhası”
     Kureyş’in İki Putuna (Ebû Bekir ve Ömer’e) Bedduâ
     Sonuç
 
Râfızîlere Göre Takiyye İnancı Nedir?

Çağdaş âlimlerinden biri takiyye’yi şu sözleriyle tarif ediyor: “Takiyye; canından ve-ya malından bir zararı def etmen ve kerâme-tini koruman için inandığından başka bir şeyi söylemen veya yapmandır.”[1] Hatta Rasûlul-lah sallallahu aleyhi ve sellem’in, münâfıkların başı Abdullah b. Ubey b. Selul öldüğü zaman onun namazını kılmaya gidince, Ömer’in: “A-llah seni bundan yasaklamadı mı?” –yani bu münafığın kabri başında durmanı yasakla-madı mı?– demesi üzerine: “Yazık sana! Be-nim ne dediğimi biliyor musun? Ben: “Al-lah’ım! Onun karnını ve kabrini ateş doldur, onu cehenneme gönder” dedim” buyurması-nın da takiyye olduğunu iddia ederler.[2]

Gördün mü ey Müslüman kardeş, nasıl da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yalan nispet ediyorlar?! Rahmet peygamberi ona lânet ederken ashâbının rahmet dilemesini hiç akıl alır mı?

el-Kuleynî, Usûlu’l-Kâfî’de şöyle nakle-der: “Ebû Abdillah dedi ki: “Ey Ebû Ömer! Dînin onda dokuzu takiyyedir. Takiyyesi ol-mayanın dîni de yoktur. Nebiz ve mestlere mesh dışında her şeyde takiyye vardır.” Yine el-Kuleynî, Ebû Abdillah’tan nakleder: “Dî-niniz hakkında sakının ve onu takiyye ile per-deleyin. Zîra takiyyesi olmayanın îmânı yok-tur.”[3]

Ebû Abdillah aleyhisselam buyurdu ki: “Takıyye yapmayanın îmânı yoktur.”[4]

Günümüzdeki en büyük imamlarından biri Humeynî şöyle der: “Takıyye ile olması müstesna namazda kıyâmda iken elleri bağla-mak namazı bozan şeylerdendir.”[5]

Hatta bu durum Râfızîlerde, Allah’tan başkası adına yemini takiyye adı altında câiz görmeye kadar varmıştır. Bundan Allah’a sı-ğınırız!! Nitekim el-Hurr el-Âmilî, Vesailu’ş-Şîa kitabında İbn Bukeyr’den, o da Zura-re’den, o da Ebî Cafer’den naklediyor: “Ona dedim ki; “Biz şu topluluğun yanına uğradı-ğımızda mallarımızın zekatını ödediğimize dâir yemin etmemizi istiyorlar.” Dedi ki: “Ey Zurare! Eğer korkarsan dilediğin gibi yemin et.” Dedim ki: “Talak (boşama) ve âzâd için de mi yemin edeyim?” o da: “Dilediğin gibi yemin et” dedi. Sumaa’den, o da Ebû Abdil-lah’dan naklediyor: “Kişi zorlanır veya mec-bur kalırsa takiyye olarak yemin etmesi zarar vermez.”[6]

Râfızîler takiyyeyi mezhebin ancak onun-la ikame olacağı bir farz olarak görmekte, gizlice ve açıkça, bunu mezhebin esası olarak kabul etmektedirler. Özellikle köşeye sıkıştık-ları zamanlarda bununla amel ederler. Ey Müslümanlar! Râfızîlerden şiddetle sakının!

 



[1]   Muhammed Cevad el-Muganniye, eş-Şîa Fi’l-Mizân (s.47)

[2]   Furûu’l-Kâfî, Kitabu’l-Cenâiz (s.188)

[3]   Usûlu’l-Kâfî (s. 482-483)

[4]   Usûlu’l-Kâfî 2/219

[5]   Humeynî/Tahrîru’l-Vesîle 1/280

[6] el-Hurr el-Âmilî, Vesâilu’ş-Şîa (16/136,137)


 
Retour a la page principale
قسم الأخـبـار :: الدفاع عن السنة