Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
Abdullah b. Muhammed es-Sadık  
  ziyaret sayısı : 100548  
Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     MUKADDİME
     Râfıza Fırkası/Şiilik Ne Zaman Ortaya Çıktı?
     Şîa, Neden Râfıza Diye İsimlendirildi?
     Râfızîler Kaç Fırkaya Bölündü?
     Râfızîlerin İnandığı Bedâ Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Allah’ın Sıfatları Hakkındaki İnançları
     Allah’ın Bize Koruyacağına Dâir Söz verdiği Elimizdeki Mevcut Kur’an-ı Kerîm Hakkında Şiîlerin İnançları Nedir?
     Râfızîler’in Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ashâbı Hakkındaki İnançları Nedir?
     Yahudilerle Râfızîler’in Benzer Yönleri Nelerdir?
     Râfızîler’in İmamları Hakkındaki İnançları
     Râfızîlerin İnandığı Ric’at Akîdesi Nedir?
     Râfızîlere Göre Takiyye İnancı Nedir?
     Râfızîlerin İman Ettiği “Toprak” Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Ehl-i Sünnet Hakkındaki İnançları Nedir?
     Râfızîlerin Mut’a Hakkında Akîdeleri ve Bunun Onlar İndindeki Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Necef ve Kerbela Hakkındaki İnançları ve Onların Katında Buraları Ziyaret Etmenin Fazîleti Nedir?
     Râfızî Şîa İle Ehl-i Sünnet Arasındaki İhtilaf Hangi Yöndendir?
     Râfızîlerin Aşura Günü Hakkındaki İnançları ve Onlara Göre Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Bey’at Hakkındaki İnançları Nedir?
     Muvahhid Ehl-i Sünnet ile Müşrik Râfızîlerin Yakınlaşmasının Hükmü Nedir?
     Ehl-i Sünnet İmamlarının Râfızîler Hakkındaki Görüşü
     İddia Ettikleri “Velâyet Sûresi”
     İddia Ettikleri “Fatıma Levhası”
     Kureyş’in İki Putuna (Ebû Bekir ve Ömer’e) Bedduâ
     Sonuç
 
Râfızîlerin İnandığı Ric’at Akîdesi Nedir?

Râfızîler ric’at bidatini çıkardılar. En önde gelen meşhur imamlarından biri olan el-Mu-fid diyor ki: “İmamiye, pek çok ölülerin ric’at edeceklerinin (dirilip tekrar geleceklerinin) vücûbunda ittifak ettiler.”[1] Bu inanç, el-Kâim diye isimlendirdikleri imamlarının, âhir za-manda geleceği inancıdır. Serdab’dan[2] çıka-cak, bütün siyasi düşmanlarını boğazlayacak, Şîaya, çağlar boyu diğer fırkaların Şîadan gasp ettikleri haklarını iade edecektir.[3]

Seyyid el-Murteza, el-Mesâilu’n-Nâsırı-ye’de Ebû Bekir ve Ömer’in Al-u Muham-med’in Kâim’i dedikleri Mehdî – yani on ikin-ci imamları – zamanında bir ağaca asılacakla-rını, önceden yaş olan bu ağacın asılmadan sonra kuruyacağını söyler.[4]

el-Meclisî, Hakku’l-Yakîn adlı kitabında, Muhammed el-Bakır’dan naklen şöyle dediği-ni söyler: “Mehdî ortaya çıktığı zaman, mü-minlerin annesi Aişe’yi diriltecek ve ona had cezası uygulayacaktır.”[5]

Onların katında, ric’at kavramı gelişerek bütün Şiileri, bütün imamlarını ve düşman-larını kapsar hale gelmiştir. Bu hurafe inanç, içlerinde gizledikleri kini böyle efsaneler ve-silesiyle ortaya çıkarmaktadır. Bu şekilde ina-nan bir kimse âhiret gününü inkâr için Sebe-iyye’yi vesile edinmektedir.

Ric’atten maksat; Şîanın düşmanlarından intikam almaktır. Peki, Şîa’nın düşmanları kimlerdir?! Ey Müslüman kardeşim! İşte şu rivâyet, Râfızîlerin Ehl-i Sünnet’e karşı kin duyup Yahudi ve Hıristiyanlara dost olduk-larını açığa çıkarmaktadır:

el-Meclisî, Bihâru’l-Envâr adlı kitabında Ebû Basir’den, o da Ebû Abdillah aleyhis-selam’dan diyerek rivâyet ediyor: “Ebû Ab-dillah bana: “Ey Ebû Muhammed! el-Kâim’in Sehle mescidine eşi ve çocuklarıyla beraber nüzûl ettiğini görür gibiyim…” Dedim ki: “Onun yanındaki zimmet ehli ne olur?” şöyle cevap verdi: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’in barış yaptığı gibi o da onlarla barış yapar, küçülmüş bir şekilde cizye ödemek du-rumunda kalırlar.” Dedim ki: “Size düşmanlık ilan edenler kimlerdir?” dedi ki: “Hayır ey Ebû Muhammed! Bize verilenler hakkında bize muhalefet edenler nasıbelerdir.” Şüphe-siz Allah, Kâim’imiz kıyâm ettiği zaman bize onların kanlarını helâl kılmıştır. Bu gün ise bi-ze de size de haramdır. Kimse seni aldatma-sın, Kâim’imiz kıyâm ettiği zaman, Allah, Ra-sûlü ve hepimiz için intikam alacaktır.”[6]

Gördün mü ey Müslüman kardeş! Şîanın Mehdîsi Yahudi ve Hıristiyanlar ile barış ya-parken, muhalifleri olan Ehl-i Sünnet’e karşı nasıl harp edecekmiş! Birisi: “Bu tehdit ehl-i beyte düşmanlık edenler hakkındadır, Ehl-i Sünnet ise Ehl-i Beyt’e düşmanlık etmez. Onların kanlarının Râfızîlerin Mehdîsi tarafın-dan helâl kılınması şeklindeki tehdit onları ka-psamaz” denilirse, deriz ki: Râfızîler indindeki pek çok rivâyette Nâsıbe (düşmanları) olarak Ehl-i Sünnet kastedilmektedir. Bu konuda de-taylı bilgi görmek isteyen, Huseyn Âl-u Asfur ed-Derazî el-Bahranî’nin el-Mehâsinu’n-Nef-saniyye adlı kitabına ve Yusuf el-Bahranî’nin eş-Şihâbu’s-Sâkıb Fî Beyâni Ma’nan-Nâsıb adlı kitabına bakabilir.

 



[1]   el-Mufid, Evâilu’l-Makâlât (s. 51)

[2]   Serdab kelimesinin anlamı bodrum demektir. Şiiler onun Samarra kentinde, onbirinci imamlarının türbesinin altındaki bir bodrumdan çıkacağına inanırlar!

[3]   Muhibbuddîn el-Hatib rahimehullah, Hututu’l-Ârida (s. 80)

[4]   el-Mufid; Evailul Makalat (s. 95)

[5]   Muhammed Bakır el-Meclisî, Hakku’l-Yakîn (s. 247)

[6]   el-Meclisî, Bihâru’l-Envâr (52/376)


 
Retour a la page principale
قسم الأخـبـار :: الدفاع عن السنة