Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
Abdullah b. Muhammed es-Sadık  
  ziyaret sayısı : 106452  
Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     Kendi Kaynaklarından Şia’nın İnanç Esasları
     MUKADDİME
     Râfıza Fırkası/Şiilik Ne Zaman Ortaya Çıktı?
     Şîa, Neden Râfıza Diye İsimlendirildi?
     Râfızîler Kaç Fırkaya Bölündü?
     Râfızîlerin İnandığı Bedâ Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Allah’ın Sıfatları Hakkındaki İnançları
     Allah’ın Bize Koruyacağına Dâir Söz verdiği Elimizdeki Mevcut Kur’an-ı Kerîm Hakkında Şiîlerin İnançları Nedir?
     Râfızîler’in Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ashâbı Hakkındaki İnançları Nedir?
     Yahudilerle Râfızîler’in Benzer Yönleri Nelerdir?
     Râfızîler’in İmamları Hakkındaki İnançları
     Râfızîlerin İnandığı Ric’at Akîdesi Nedir?
     Râfızîlere Göre Takiyye İnancı Nedir?
     Râfızîlerin İman Ettiği “Toprak” Akîdesi Nedir?
     Râfızîlerin Ehl-i Sünnet Hakkındaki İnançları Nedir?
     Râfızîlerin Mut’a Hakkında Akîdeleri ve Bunun Onlar İndindeki Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Necef ve Kerbela Hakkındaki İnançları ve Onların Katında Buraları Ziyaret Etmenin Fazîleti Nedir?
     Râfızî Şîa İle Ehl-i Sünnet Arasındaki İhtilaf Hangi Yöndendir?
     Râfızîlerin Aşura Günü Hakkındaki İnançları ve Onlara Göre Fazîleti Nedir?
     Râfızîlerin Bey’at Hakkındaki İnançları Nedir?
     Muvahhid Ehl-i Sünnet ile Müşrik Râfızîlerin Yakınlaşmasının Hükmü Nedir?
     Ehl-i Sünnet İmamlarının Râfızîler Hakkındaki Görüşü
     İddia Ettikleri “Velâyet Sûresi”
     İddia Ettikleri “Fatıma Levhası”
     Kureyş’in İki Putuna (Ebû Bekir ve Ömer’e) Bedduâ
     Sonuç
 
Yahudilerle Râfızîler’in Benzer Yönleri Nelerdir?

Şeyhulislâm İbn Teymiyye rahimehullah dedi ki: “Bu Râfızîlerin fitnesi; Yahudilerin fit-nesidir. Yahudiler: “Krallığa ancak Dâvûd’un soyu lâyıktır” derlerken Râfızîler de: “İmamlık ancak Ali evladına lâyıktır” diyorlar.

Yahudiler: “Mesih Deccal ve kılıç inene kadar Allah yolunda cihâd yoktur” derken, Râfızîler: “Mehdî gelip bir münâdî semâdan sesleninceye kadar, Allah yolunda cihâd yok-tur” diyorlar.

Yahudiler, namazı yıldızlar görününceye kadar erteliyor, Râfızîler de akşam namazını yıldızlar çıkıncaya kadar geciktiriyorlar. Ha-dis-i şerîf’te ise şöyle buyrulur: “Ümmetim iftarda acele ettikleri ve akşam nama-zını yıldızlar görününceye kadar erte-lemedikleri sürece, fıtrat üzere kalmaya devam edeceklerdir.”[1] Yahudiler Tevrat’ı tahrif ettiler, Râfızîler de Kur’an’ı tahrif ettiler.

Yahudiler mestlere mesh etmezler, Râfı-zîler de mestlere mesh etmezler. Yahudiler “O bizim meleklerden düşmanımızdır” diyerek Cebrail aleyhisselam’a düşmanlık ederler, Râ-fızîler de Cebrail vahyi Muhammed’e getir-mekle hata etti derler.[2]

Râfızîler, aynı şekilde Hıristiyanların da bazı hasletlerine uyum göstermektedirler. Hı-ristiyanlar, kadınlarına Mehir ödemez, meta olarak faydalanırlar. Râfızîler de aynı şekilde mut’a nikâhını helâl sayarak böyle evlenirler.

Yahudi ve Hıristiyanlar, iki haslet ile Râfı-zîlerden üstündürler: Yahudilere sizin dîni-nizin en hayırlısı kimdir? Diye sorulunca “Mû-sâ’nın ashâbı” derler. Hıristiyanlar da dinle-rinin en hayırlısı sorulduğu zaman “İsa’nın havârileridir” derler. Râfızîlere: “Dîninizin en şerlileri kimdir?” diye sorsalar: “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ashâbıdır” derler.[3]

Şeyh Abdullah el-Cumeylî, Bezlu’l-Mec-hûd Fî Muşâbeheti’r-Râfiza Li’l Yehûd adlı kitabında, Râfızîlerin kendilerinden başkala-rını tekfir edip kanlarını ve mallarını mubah saymada Yahudilere benzediklerini zikretmiş-tir. Diyor ki: Yahudiler insanları; “Yahudiler ve diğer milletler” olarak taksim ederler. Yahudiler yalnızca kendilerinin mümin oldu-ğuna inanırlar. Diğer milletler ise onlara göre Allah’ı bilmeyen putperest kâfirlerdir. Tal-mud’da şöyle gelir; “Yahudiler dışında herkes putperesttir.” Hahamların öğrettikleri de buna mutabıktır. Hatta İsa aleyhisselam bile onların tekfirlerinden kurtulamamıştır. Nitekim Tal-mud’da Mesih aleyhisselam hakkında “Allah’ı tanımayan kâfirdir” şeklinde geçer. Râfızîler de yalnızca kendilerinin mü’min olduklarına inanırlar. Kendileri dışındaki Müslümanları mürted kâfirler olarak, İslam’dan nasîbi ol-mayan kimseler olarak görürler. Râfızîlerin Müslümanları tekfir etmelerinin sebebi ise, kendilerinin i’tikâd ettiği “Velâyet”i kabul et-meyi İslam’ın bir rüknü olarak kabul etmele-ridir. Velâyeti kabul etmeyen kimse, Râfızîlere göre; iki şehâdet kelimesini söylemeyen veya İslam’ın beş şartını inkâr eden kimse gibi kâ-firdir. Hatta velâyet onlara göre İslam’ın diğer şartlarından da önceliklidir. Nitekim el-Bu-râkî, Ebû Abdillah aleyhisselam’dan şöyle dediğini nakleder: “Bizim Şîamız dışında İb-rahim’in dîninde olan hiç kimse yoktur. Diğer insanlar bundan uzaktır.” Kummî’nin Tef-sir’inde de Ebû Abdillah’tan naklen şöyle denilir: “Kıyâmet gününe kadar bizim dışımız-da İslam milleti/dîni üzere olan yoktur.”[4]

 



[1]   İmam Ahmed (4/147, 5/417, 422) Ebû Dâvûd (418) İbn Mâce (689) Zevâid’de: İsnâdı hasendir, denildi.

[2]   Gurrabiye denilen şiî fırkası, Cibril aleyhisselam’ın vahyi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e getirmekle hainlik ettiğini, bu risalete Ali radıyallahu anh’ın daha hak sahibi olduğunu iddia ederler.  Bu yüzden: “el-Emîn Haydarın hakkını alıkoymakla hain oldu” derler. Gördün mü ey Müslüman kardeşim! Cibril aleyhisselam’ı nasıl da ihânetle suçluyorlar! Halbuki Allah subhanehu ve teâlâ onu güvenilirlik ile vasıflandırmıştır: “Onu Rûhu'l-Emîn (Cebrâil) indirdi.” (Şuara,193) Ve “O orada sayılan, güvenilen (bir elçi) dir.” (Tekvir, 21) Bazı Râfızîlerin îmân ettiği bu inançlara sen ne dersin ey Müslüman kardeşim?!

[3]   Şeyhulislâm İbn Teymiyye, Minhâcu’s-Sunne (1/24)

[4]   Abdullah el-Cumeylî; Bezlu’l-Mechûd Fî Muşâbehe-ti’r-Râfiza Li’l-Yehûd (2/559, 568)


 

 
Retour a la page principale
قسم الأخـبـار :: الدفاع عن السنة